Takı, kadınların ortak dillerinden biri-Sibel Taşkıran

0

 

Kendi tasarımlarını değişik uygulama teknikleri kullanarak kendi emeği ile üreten takı tasarımcısı ve üreticisi Sibel Taşkıran aynı zamanda yakın bir arkadaşım. Ne zaman Sibel ile yan yana gelsek ondaki iş tutkusunun sıcaklığını hissederim. “Takı,kadınların ortak dilidir” diyor Sibel…Ayrıca güzel şeyler üretmenin insan ruhunda yarattığı güzelliklerden bahsediyor. Beni evinde güzel bir sabah kahvaltısı ile ağırlayan Sibel’e birbirinden güzel,renkli takı tasarımları ve çalışma hayatı üzerine ettiğimiz keyifli sohbet için teşekkür ediyorum.

 

Takı tasarımcısı sevgili Sibel Taşkıran ne zamandan beri takı tasarlıyorsun?

6 yıl oluyor… Belmek kurslarına giderek başladım. Boncuk ağırlıklı takılar tasarlıyorum ve bilfiil emeğim ile işleyip üretiyorum. Belmek kurslarına devam ederken işi çok sevmeye başladım. Farklı ürünler ortaya çıkaracağıma inanınca yurt dışından özellikle Amerika’dan dergilere üyelik yaptırdım… Yeni teknikleri, modelleri, malzemeleri o dergilerden öğrendim. Üzerine kendi hayal gücüm ve yaratıcılığımı ekleyerek o gün bu gündür takı tasarlayıp üretiyorum.

Söze takı tasarımcısı olarak başladık ancak başka pek çok alanda üretimlerin var. Örneğin sanatsal tablolar, sanatsal-işlevsel tekstil ürünleri de üretimlerin arasında…

Takı harici diğer sanatsal ürünlerime özellikle tablolarıma  2 yıl önce başladım. Boncuk tablolarındaki figürler, desenler ya da resimleri oluşturmak için her bir boncuğu tek tek işliyorum. Öyle ki günde altı yedi saatlik bir çalışma ile orta boylu bir tabloyu bir ay gibi bir sürede tamamlıyorum. Oldukça meşakkatli bir çalışma. Bazen yapıt  istediğim gibi olmadığında, içime sinmediğinde  boncukları söküyorum bazen de boncukları kırarak o bölümü örneğin resimdeki figürün el kısmını sil baştan yapıyorum. Yakın arkadaşlarım kusursuz bir çalışma için çok sabır gösterdiğimi ve yılmadan titizlikle üretmeye devam ettiğimi söylerler. Örneğin pek çok tablomun arkasını çevirdiğinizde arkasının da önü kadar temiz, estetik olduğunu görebilirsiniz😊

 

Serbest girişimci olmak nasıl bir duygu?

Mutluluk verici.

Evliliğime kadar olan süreçte kimya ve sigorta şirketlerinde uzun yıllar çalıştım. Ancak evlilik ve çocuk sahibi olmanın akabinde özel sektördeki çalışmalarıma ara verdim. Çocuğum okul çağına geldiğinde; para kazanmanın tadını önceden aldığım için; tekrar iş hayatına atılmak istedim ama bu sefer evde kendimin idare edebileceği bir iş kurdum.

Girişimci olmanın, bir işi A dan Z ye yürütmenin getirdiği sorumluluklar neler?

Her gün yeni bir şey üretmeyi en büyük sorumluluğum olarak görüyorum. Daha doğrusu üretmediğim zaman kendimi eksik ve huzursuz hissediyorum.

“Üretmek” nasıl bir duygu? Sana ve çevrene yansıması nasıl oluyor?

Üretmek muhteşem bir duygu. Az önce de bahsettiğim gibi üretmediğim anlar benim için bir eksiklik. Üretmek insana sabırlı ve sistemli olmayı öğretiyor. Renklerle çok içli dışlı olmak özellikle canlı renklerle çalışmak ruhuma çok iyi geliyor.

Sohbetimizin bu bölümünde Sibel Hanım’ın yakın arkadaşı ayrıca fotoğraf çekimlerimiz esnasında bize gönüllü modellik yapan Seçil Taşkın da bize katılıyor ve konuyla ilgili bir gözlemini paylaşıyor; “Üretmek aynı zamanda kişiye saygınlık ve değer katıyor bana göre. Örneğin Sibel’in kullandığı boncuklar bazen evin köşelerine savrulduğunda oğlunun onları toplayıp belki lazım olur diye annesine getirdiğine çok şahit olmuşumdur. Bu olay, oğluşun da bu işe ne kadar çok saygı duyduğunu, annesinin bu işe bağlılığını ne kadar özümsediğini gösteriyor. Sistemli ve prensipli çalışmanın onda da yer ettiğini gözlemliyorum. Bu çok mutluluk verici aynı zamanda motive edici.

Model: Seçil Taşkın

Tasarımlar ve üretimlerini hobinin ötesine taşıyan plan ve hedeflerin var mı?

Bir projeye başladığımda o projeyi ilerletirken ikinci-üçüncü projeyi kafamda tasarlarım. Elimdeki işleri kusursuz olarak tamamlayıp diğer projeye başlamanın heyecanını her daim yaşarım. Başladığım projeleri bir plan içerisinde ilerletmek isterim. Sistemli olmak önemli. Bu iş benim boş vakitlerimi değerlendirdiğim bir uğraştan ziyade üretmek için vakit yaratmaya çalıştığım bir öncelik.

Takı tasarlarken nelerden ilham alırsın? Kişiler, olaylar, mekanlar vb. konular tasarımlarına yansır mı?

Anın içindeki pek çok şey ilgimi çekip tasarımlara yansıyabiliyor. Örneğin okul toplantısında oğlumun öğretmeni oğlumla ilgili çok güzel şeyler söylediğinde çok mutlu olmuştum. Eve gelip oğluma benzeyen  bonus-sarı saçlı küçük prens broşu yapmıştım😊

Seni gündelik yaşamda sade, duru, net olarak algılıyorum. Bu tasarımlarındaki stile de yansıyor mu?

Günlük yaşamdaki görüntümün  aksine tasarım ve üretimlerimde ışıltıları seviyorum. Gümüş ve altın tozu ile harmanlanmış boncukları hemen hemen her tasarımımda kullanırım. Bu ışıltı takılara hem albeni ve zenginlik  katıyor hem de takıları gizemli kılıyor. “Gizemli ışıltı” stilimdir diyebilirim.

Senin tasarımlarını ya da modellerini diğer takı tasarımcılarının ürünlerinden ayıran temel farklar neler?

Çok özel teknikler kullanarak ördüğüm boncuk takılarım var. Dünyada sadece üç kişinin uyguladığı bir tekniği uyguluyorum.

Mint yeşili ve mavilerin yoğun olduğu, swarovski taşların sık geçiş yaptığı takılar Sibel takılarıdır diyebilirim 😊  Simetrik desenleri severim.

Seçil Taşkın:  Sibel’in takılarında kendini  çok belli eden kısımlardan biri de bağlantı aksesuarlarıdır. Kaliteli ve takı modeline uygun aksesuarlar her modelde yer alır. Bir de özellikle bilekliklerde bağlantı kısmında sallanan bir aksesuar olur. Bir kalp, bir müzik notası figürü ve buna bezer şeyler. İlerde tüm takılarında kendi markasının bir sarkıtının yer alması benim de dileğim…

Model: Seçil Taşkın

Bir yakınım aynı renk ve cinsten iki boyuttan boncukla yaptığı kolyeye “analı-kızlı” derdi 😊 Tasarlayıp ürettiğiniz takılara isim verir misin?

Özel siparişlerde bazen bir isim veriyorum. Örneğin yakın bir arkadaşıma “anne-oğul” isimli  kolye tasarlamıştım. Kolyede işlediğim boncuklu figürde anne oğluna sarılıyordu. Onun haricinde isim vermiyorum. Duygusal olarak da ürettiğim  takılara bağlanmıyorum. Yani hediye ederken ya da satış anında fazla üzülmem ama yokluğunu hissederim 😊 Yerine yenisini hemen hazırlarım.

Firmalara takı tasarlıyor musun?

Şu anda bir bağlantım yok ama çok isterim. Üretimde kullandığım taşlar kaliteli ve pahalı ayrıca işçilik yönünden çok emek ve vakit isteyen ürünler. Büyük mağazaların talep edeceği fiyatları sağlayabileceğimi zannetmiyorum ama butik mağazalara özel işler yapmayı çok isterim.

Sosyal sorumluluk projeleri için bir takı tasarlayacak olsan hangi alanda, nasıl bir farkındalık yaratmak isterdin?

Eğitim alanında bir farkındalık yaratmak isterim. Okuma imkanı olmayan okumaya gönüllü kız ve erkek çocukları için broşlar tasarlamak isterim. Gelirlerini onların eğitimde kullanarak destek vermek isterim. Figür olarak kırmızı boncuktan yaka kurdelesi olabilir mesela… ya da rozet ve ya toka gibi farkındalık yaratacak ürünler olabilir.

Pek çok ince detayla uğraştığın bu işin olmazsa olmazları nelerdir?

Tabi ki en başta sabırlı olmak diyorum… İstikrarlı çalışmak…Kusursuzluğu arzulamak…Seçiciliğe hitap edebilmek, ince bir zevk sahibi olmak , renklerin uyumunu yakalayabilmek önemli.

Bu işte seni en çok yoran görev/sorumluluk/durum hangisi ?

Malzeme yetersizliği. Kullandığım boncuklar Japonya’da üretiliyor. Japonya Türkiye arası sirkülasyon fazla olmadığı için İstanbul’da sadece bir firma bu boncukların ithalatını yapıyor ve Türkiye geneline dağıtıyor. Rakam yüksek kazanç az olduğu için Ankara’da  sadece iki firma perakende satışını yapıyor. Durum böyle olunca hem mevcut ürünlerin fiyatı yüksek hem de çeşitliliği az. Bazı dış ülkelerde boncuk piyasasını takip ettiğimde kullandığım boncuk türünden mavinin onbeş tonunu kullandıklarını görüyorum.  Ankara’da aynı rengin ancak iki üç tonuna ulaşabiliyoruz.

Takı tasarımcısı olmak sana manevi olarak neler kattı/katıyor?

Takı pek çok kadının tutkusu. Bana göre  kadınlar arasında ortak bir dil…Bu dilin oluşumda emeğimin geçmesi ve yerimin olması  beni çok mutlu ediyor.

Manevi olarak neler kaybettirdi/kaybettiriyor?

Ne mutlu bana ki manevi kaybım yok… Tabi ki bu işin de yorucu cilveleri var; siparişleri yetiştiremediğim zamanlar yaşadığım stres, uykusuzluk azımsanacak gibi değil ama bunları manevi kayıp olarak görmüyorum.

Satış sonrası hizmetler ne durumda?

Tadilat yapılması gerekirse derhal programıma alırım. Ürünlerde deformasyon ve ya bozulma ve ya kopma yaşamadım şimdiye kadar. Ola ki olursa her zaman ürünlerimin arkasındayım😊

Çok sıkıldığında bunaldığında bir şeyler ters gitmeye başladığında bu işi bırakmayı düşündün mü?

Hiçbir zaman  düşünmedim.

İş hayatınla ilgili paylaşmak istediğin ilginç bir anın var mı?

Anım elbette çok ama ben yaşadığım bir anıyla oluşan düşüncelerimi paylaşmak istiyorum; Ürünlerimin fotoğraflarını sosyal medyada paylaşırım. Aynısının ve ya benzerinin başkaları tarafından yapılmasından gocunmam. Aksine başkaları tarafından yapılmasını, benim tasarımlarından faydalanılmasını teşvik ederim. Ticari kazanç da önemli ama öncelikle yararlı olmanın verdiği manevi hazzı yaşamak isterim.

Son olarak şunu sormak istiyorum; işini aşkla, tutkuyla, severek mi yapıyorsun? Yani “ İşim hem aşım hem aşkım” diyebiliyor musun?  

İşi aşkla yaparsan her şey kendiliğinden olur. Aşkla yapmazsan aşın tadı tuzu olmaz. Benim işim; aşım ve aşkım 🙂

 

 

 

 

 

 

Paylaş

Yazar Hakkında

Yorum Yazın